sıfatlarla var oluyor muyuz sahiden?
Yaşadıkça daha iyi anlaşılıyor mu her şey bilmiyorum, sadece değişiyoruz, dirensek de, istemesek de değişiyoruz. Mesela daha hassas oluyoruz belki ya da daha dirençli oluyoruz. Yaşadıklarımızdan aldığımız her darbe, her ders, her çiçek bizi başka birine dönüştürüyor. Başarılarımız, kayıplarımız, sancılarımız, heveslerimiz, acılarımız, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz; hepsi her an bizi bir sonraki halimize götürmek için geliyor. Kimisini heyecanla karşılıyoruz, kimisi hezeyan oluyor bize. Yine de bir şekilde, az ya da çok bizi dönüştürüyor, kimliğimizi inşa ediyor. Bu süreçte esas olan biraz da bizim: “ne olmayı” arzuladığımız, içten içe kendimizi nerede konumlandırdığımız. Çünkü verdiğimiz kararlar, yaptığımız tercihler şekillendiriyor karakterimizi. Daha iyi bir insan mı, daha güçlü bir insan mı, daha varlıklı mı, daha kendinden emin mi? Bunların hepsi birer sıfat. Aslında sıfatlar da bir nevi yaşam şeklimizi belirlediğini düşündüğümüz kavramlar. Ama aslın...